
EXUVIA RPG
İnsanların sakinliği, huzuru, hayatı sindire sindire yaşamaları insanı şaşırtacak cinsten bir İskandinav şehri olan Kopenhag’a hoşgeldiniz sevgili Exuvia sakinleri. Mavinin en güzel tonları arasında dinlenen, yeşilin en göz alıcı adalarına sahip ve huzurun kol gezdiği sokaklarda sizi ağırlamaktan onur duyuyoruz. Sanatın, bilimin, restorantların, eğlence merkezlerinin ve yer yer karanlık sokaklarla kendinizi Andersen Masalları’nda gibi hissedecek, kaybolduğunuz yoldan çıkışı aramayacağınıza garanti vereceğiz.
Kurgumuzu okumadan önce size birkaç kelime fısıldamak istiyoruz, ‘’Nedir yaşam? Bir delilik! Nedir yaşam? Bir yanılsama! Bir gölge! Bir masal!’’ fakat nacizane fikrimizi soracak olursanız, birlikte kaybolacağımız bu şehirdeki her an. Wienerbrød bir elinizde, sıcak kahveniz diğerinde, adımlarınızın bu görkemli yapılanmada sizi yönetmesine izin verin, sizi kucaklamamıza da.
BİRLİKLER
Oyunumuzda seçeceğiniz birliklerin kurgunuzla alakalı olma gibi bir zorunluluk bulunmamakla birlikte dilerseniz kurgunuzu birliklerden yardım alarak da temellendirebilirsiniz. Asıl hedeflediğimiz, seçeceğiniz meslekler ve aile bağlarınız konusunda size daha özgür bir alan sağlayarak, kurgunuzu nasıl istiyorsanız o şekilde yansıtmanız. Bu sebeple mensubu olduğunuz birlikleri, kulüp veya dernek gibi düşünebilir, birlikte düzenlenecek etkinlikler için bir teşvik ve kaynaşma şekli olarak düşünebilirsiniz. Aile üyeleri istedikleri birliklere dağılabilirken, ilişkisi olan kişilerin de aynı birlikte bulunmasında hiçbir sakınca yoktur.
• EUNOIA
Psikanalizin kurucusu, Carl Gustav Jung’ın mentoru, nörolog, psikolog ve yazar Sigmund Freud ’un hayatı iniş çıkışlarla dolu bir yol. Savaşların, yoksulluğun, ölümlerin hiç peşini bırakmadığı bu yolculukta onu dünyanın en ünlü psikoloğu yapan iki şey var. Başarı hırsı ve zekası. Ona adanmış olan EUNOIA topluluğu da hangi alanda olursa olsun, başarı hırsına sahip insanları içinde barındırmaktadır; ilk bakışta doktorların, filozofların, psikologların, yazarların ve bilim insanlarının oluşturduğu sanılan birlik aynı zamanda Freud’un farklı konulardaki, farklı fikirlerini benimsemiş ve ona hayranlık duyan birçok farklı meslekten kişiye ev sahipliği yapmaktadır zira her bireyde onu kendine çeken farklı bir nokta vardır. Hitler’in emriyle yakılan eserlerinin, içimize düşürdüğü ateş farklıydı belki ancak Freud gibi yahudi ırkçılığına maruz kalan bir işçinin hırsıyla, bir bilim insanının hırsı aynı küllerden doğuyordu. Kophenag’ın en eski renkli binalarının arasında belki de en renksiz olan EUNOIA birliğinin binası ise sizi yanıltmasın, sade görüntüsü onu diğer binalardan ayrıştırırken, bu birliğin üyeleri yüksek sesle söyledindiğinde kulağa çılgınca gelen her fikrin savunucu renkleridir.
Sigmund Freud, bizler için belki de en çok psikanalizin kurucusu olarak bilinen Avusturyalı bir nörolog fakat bizlerde bıraktığı izler bununla sınırlı değil. O, verdiği son nefese kadar, hatta belki de son nefesini vereceğini bilerek şimdilerde birçoğu normlarımız hâline gelmiş fikirlerin, tekniklerin savunucusuydu. Freud, aktarım, serbest ilişki ve rüya yorumu gibi stratejilerin kullanımını içeren konuşma terapisine odaklanan bir dizi terapötik teknik geliştirdi. Psikanaliz, psikolojinin ilk yıllarında baskın bir düşünce okulu hâline geldi ve bugün oldukça etkili olmaya devam ediyor. Psikoloji üzerindeki etkisine ek olarak, Freud'un fikirleri popüler kültüre nüfuz etti ve inkar, Freudyen fişleri, bilinçdışı, arzu yerine getirme ve ego gibi kavramlar günlük dilde bile yaygın olarak kullanılıyor.
Freud doğduğu andan itibaren ailesi tarafından tarafından özel olduğu bilinen bir çocuktu. Yaşlı bir köylü kadın, gür siyah saçlarla doğan Sigmund'un, gelecekte büyük biri olacağını söylemişti. "Benim altın sihrim" derdi annesi ona. Freud bu özel konumunu, akademik hayatında hep üstün başarılara sahip olarak ve yabancı dillerle çalışarak hak ettiğini kanıtladı. Henüz 12 yaşındayken Shakespeare’in orjinalini okuyabiliyor ve yine o yaşlarda 6 dili gayet akıcı konuşabiliyordu. Çalışmak, onda takıntı halini almıştı. O yaşlarda aynı zamanda garip bir hobiye de merak salmıştı: Gördüğü rüyaların kaydını tutmak! Geleceğin rüya yorumcusu, daha çocukluğunda rüyalarını yazıyor ve bunların kaydını tutuyordu. Rüyalara ve hayali dünyaya duyduğu ilgi, genç yaşlarda gelişmeye başlamıştı anlayacağınız. Gençlik yıllarından itibaren Freud, Viyana’daki Yahudi düşmanlığının aşağılayıcılığına sinirleniyordu. Bu sinir ona savaşçı bir yan da getirmişti. Kendisi, aslında araştırmacı bilim insanı olmak istiyordu fakat bu alanda Yahudiler için ayrılmış sınırlı bir kontenjan vardı. İsteksizce de olsa hayatını kazanmak için doktor olmaya karar veren Freud’un uzmanlığı sinir hastalıklarıydı. Histeri ve diğer ruhsal hastalıklar da onun alanına giriyordu. Ruhsal hastalıklar 19’uncu yüzyılda, hem anlama hem de tedavi anlamında ilgilenilmeyen bir alandı. Freud’dan önce hastalar tedavi için başları dönene kadar sandalyede döndürülür, soğuk suya sokulur, zincir takmaya zorlanırdı. O dönemin en bilgili doktorları, histeri ve benzer hastalıkların kökeninde sinir hasarı veya beyindeki bir lezyon gibi fiziksel nedenler yattığını varsayıyordu. Bu varsayımları yıkan kişi de, 19’uncu yüzyılın en önemli buluşlarından biri olarak kabul edilen “bilinçaltı” kavramını ortaya çıkaran kişi de Freud’dan başkası değildi.
Freud, arkadaşı ve akıl hocası Dr. Josef Breuer ile 1895'te histeri çalışmalarını yayımladı. Tedaviye "konuşan tedavi" olarak atıfta bulunan Bertha Pappenheim'dı. Çalışmaları arasında rüyaların yorumlanması ve cinsellik teorisi üzerine üç deneme yer almaktadır. Bu eserler dünyaca ünlüdür ancak Freud'un “psikoseksüel aşamalar” teorisi uzun zamandır eleştiri ve tartışma konusu olmuştur. Teorileri genellikle şüphecilikle görülürken, Freud'un çalışmaları psikolojiyi ve diğer birçok disiplini bu güne kadar etkilemeye devam etmiştir. Sigmund Freud'un teorilerinin algısı ne olursa olsun, psikoloji alanında muazzam bir etkisi olduğuna dair bir şüphe yoktur. Çalışmaları, tüm akıl hastalıklarının fizyolojik nedenleri olmadığı inancını desteklemekle kalmayıp aynı zamanda kültürel farklılıkların psikoloji ve davranış üzerinde bir etkisi olduğuna dair kanıtlar sundu. Çalışmaları ve yazıları kişilik, klinik psikoloji, insani gelişim ve anormal psikoloji anlayışımıza katkıda bulundu.
・ORENDA
Hypatia, Roma’nın yavaş yavaş çökmeye başladığı, karmaşık bir dönemde yaşayan, doğayı; mantık, matematik ve deney ile açıklamaya çalışan bir Yunan filozof, matematikçi ve astronomdu. Yeni Platonculuk öğretisine bağlı olan Hypatia, Atina Akademisi'nin Eudoxus'ün başını çektiği Matematik geleneğine üye idi ve dönemin en güzel kadınlarından olan Hypatia, en çok da kadın olması nedeniyle yaşadığı birçok baskıya rağmen döneme bilimsel çalışmalarıyla ışık tutmuştu. Gerici düşüncenin hakim olduğu yıllarda yaşamanın bedelini henüz 50 yaşında öldürülerek vermişti. Cyril İncil'den alıntı yaptığı, “Kadın sessizliği ve uysallığı öğrenmelidir. Kadının ne ders vermesine ne de erkeğin üzerinde yetki sahibi olmasına izin vermeyeceğim. Suskun olacak ve sessiz kalacaktır. Çünkü önce Âdem, sonra Havva yaratılmıştır” sözleriyle kalabalık bir topluluğu Hypatia'yı cani bir şekilde öldürmek amacıyla bir araya getirmişti. Socrates Scholasticus'un 439'da yazmayı tamamladığı "Historia Ecclesiastica" adlı yapıtında bahsettiği üzere Hypatia şu şekilde öldürülmüştür; "..bir grup bağnaz, Peter adındaki çete liderleri ile birlikte Hypatia'nın evinin önünde pusuya yattılar ve onu beklemeye başladılar. Hypatia eve geldiğinde ise onu kaçırıp Caesareum adındaki bir kiliseye götürdükten sonra tamamen soydular. Ardından onu taşlayarak öldürdüler. Daha sonra Hypatia'nın parçalanmış bedenini alıp Cinaron adındaki bir yerde yaktılar.". Bu güzel ışığın söndürülmesinden yaklaşık 1300 yıl sonra feminizm akımıyla Hypatia adına kurulan bu birliğin asıl amacı, cinsiyet, ırk ve dil farketmeksizin her bireyin "inanmadan önce sorgulama ve araştırma" görüşünü benimsemesi, bu yönde çalışmalar yapılmasıydı. Temelleri Atina'da atılan bu birlik, her meslekten ve ülkeden edindiği destekçilerle günümüzde tüm dünya ülkelerinde varlığını sürdürür konuma gelmiştir. Şimdiye kadar çoğunluğu kız olan milyonlarca öğrenciye sağladığı bursların yanında, bilime ve teknolojiye yatırımlar yaparak çeşitli etkinliklerle Hypatia'nın adını yaşatmaktadır. Yılda bir kez Hypatia'nın taşlandığı Caesareum kilisesinde yapılan toplantı ise bir gelenek haline gelmiştir.
・VITRUVIUS
Birbirinden uzak gibi görünen fakat bir bütün haline geldiğinde tarifsiz bir güç haline gelen iki kavram, bilim ve sanat. Bu iki kavram yüzyıllar boyunca birbirlerine, herkesin sandığından çok daha yakındırlar zira bilimin estetikliği ve sanatın orantısı birbirlerini kusursuzca tamamlar. Bu birleşimin temsilcisi, eşsiz bir zekaya, sanat tutkunluğuna ve bilim aşkına aynı anda sahip olan Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen Leonardo Da Vinci, 1500lü yıllardan itibaren günümüze dek ulaştırdığı kusursuz eserleri ve icatları ile ayrım farketmeksizin birçok insanı etkisi altına almıştır. Da Vinci’nin yüzyıllar öncesinden bu yana etkisini sürdürmesinin ilklere imza atan adamların başında gelmesine yorarken fikirlerine, ideolojilerine ve iddialarına alkış tutan, içinde bilim adamları, sanatçılar, birçok farklı meslek grubuna ve farklı yaşayışlara ait kişilerin bulunduğu bir grup insan Da Vinci teorilerini yaşatmak, bilimle sanatın harmanına öncü olmak adına 1834’te Vitruvius birliğini kurmuştur. Günümüze kadar bilim adamları ve sanatçılar da dahil olmak üzere farklı dallardan meslek sahibi insanların yürüttüğü Vitruvius birliği, dünyanın farklı bölgelerinde açtığı sanat ve bilim enstitülerini Kopenhag’da da devam ettirmiştir. Da Vinci filozof, astronom, mimar, mühendis, mucit, matematikçi, anatomist, müzisyen, heykeltıraş, botanist, jeolog, kartograf, yazar ve ressam vasıfları ile oluşturduğu birçok sanat eseri, icat ve farklı teorileri onu eşi bulunmaz bir sanatçı ve bilim insanı yaparken, idealleri ve zekası bütün dünyaya nam salmasına neden olmuştur. Yaptığı dünyaca ünlü tabloların matematiksel oranı ve mükemmelliği sanat ve bilimin birleşiminin en güzel örneğini yansıtırken sanat yoluyla tıp için attığı adımlar göz ardı edilemeyecek kadar büyüleyicidir. Çizim yeteneği insan anatomisinin kağıda aktarılmasına yardımcı olurken tıp alanındaki gelişmelerde sanata olan ilgisi ve yeteneği ışık tutmuştur. Öyle ki, Anatomi adına çalışma yapmak için Da Vinci suçlu cesetlerini aldığı özel izinle parçalıyordu. Buradan cesetler çabuk bozulduğundan hemen hızlı çizimler yapıyor sonra da bunları temize çekiyordu, aynı zamanda anatomi hakkında birçok bilgilendirme yazısı yazıyordu. Hatta ve hatta bebeğin plesenta içerisinde bulunan düzenini öylesine iyi çizmiştir ki bugünkü tıbben çizim yapılan düzeneklerde onunki halen iyi bir örnek olarak kullanılmaktadır.
• QUERENCIA
Ernesto Che Guevara’nın yaratmak uğruna can verdiği özgürlük ve eşitlik ideali, Querencia Birliği'nin birincil önceliğidir. Özgürlük insanın temel ihtiyacıdır. Bu nedenle dünya üzerinde verilen birçok savaş vardır. Bu savaş zaman zaman bir aileyi, zaman zaman bir ülkeyi kapsayabilir ancak her biri eşit derecede önemlidir. Birlik, bu savaş halindeki insanlara yaptığı yardımların yanı sıra medya üzerindeki gücü ile öne çıkar. Bu durum Che’nin zamanında verdiği medya savaşının ufak bir temsili olarak görülebilir. Ülkenin basınında söz sahibi olan birlik ülkede basılan birçok yayının hem sahibi, hem de haber dağıtıcısı görevini üstlenmektedir. Medya ve iletişim araçlarının yirmi birinci yüzyıldaki yadsınamaz önemi, globalleşen dünyada insanların birbirinden haber alabilmesini oldukça ciddi bir istek haline getirmiştir. Geniş kitlelerin birbirine ulaşımının kolaylaşması bir nevi ihtiyaç haline gelmişken, birlik, bu ihtiyacın bir modellemesidir. Querencia Birliği'nin siyasi ayağı, geçmişten geleceğe uzanan tarih ve siyaset üzerine keyifli sohbetleri; yardımsever ayağı kendi özgürlükleri için savaşan insanların ellerinden tutmaları; medya ayağı ise toplumların iletişim halinde kalmasını sağlamaları ile süregelmektedir. Yani farklı ancak bir noktada ilişkili ilgi alanlarına sahip bireyler bir çatı altında toplanmıştır.
Che Guevara; 1967 yılındaki gizli kapaklı idamına, parmak izi testi için kesilen ellerine ve bir uçak pistinin yanına aceleyle gömülmesine rağmen akıllarda ve ekranlarda devrimin temsili, adalet ve dayanışma dünyası inşa etmek için her fedakarlığı yapmaya hazır örnek bir figür olarak isyanın değil, devrimin yüzü olmuştur.
“İki şeye hakkım var: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim, çünkü kimse beni canlı tutsak edemez.”
Che'nin yaratmaya çalıştığı özgürlük ve eşitlik ortamı, henüz savaş başlamadan kendini belli eder. Yerel halkla üretimin içerisinde olması, kendi kendine yetebilmenin ilk adımları olarak adlandırılabilir. 1958 yılında kurduğu Radyo Rebelde ile şirketlerden, batı veya burjuva çıkarlarından ayrı, devrime ait medya ortamını yaratması anlaşılabilir olma dileğiyle atılmış bir adımdır. Ek olarak bu radyo dünyanın ilk sosyal iletişim örneğidir. İsyan, halka bu radyo aracılığıyla duyurulmuştur. Yeni filizlenen devrimin attığı ilk adımın Küba Sinema Endüstrisi ve Küba Sanat Endüstrisini kurmak oluşu da bir tesadüf değildir. İsyanın başlangıcından yalnızca iki hafta sonra Birleşik Devletler medyasına rakip olması ve devrim mesajının tüm dünyaya yayılabilmesi için yeni bir Küba Basın Ajansı ve dönüştürücü gücünden yararlanabilmek adına bir devrim televizyonu, isyan ordusu tarafından kurulmuştur. Devrimciler artık savaşa, iletişim savaşına girmeye hazırdır.
Castro’nun talebiyle Che, halkın gözünde olumlu bir imaj çizebilmesi için görevine Küba Ulusal Bankası başkanı olarak devam edecekti. Savaş giysileri içerisinde bir banker, medyayı şaşırtıyordu. Basının ilgisini çekmeyi başarmıştı.
1960 yılında Fransız gemisi La Coubre, Havana Limanı’nda patlatmış ve 100’den fazla insanın ölümüne neden olmuştu. Ertesi gün, ölenleri anmak için yapılan yürüyüş ise yıllar sonrasında hepimizin hafızalarına kazınan o Che Guevara fotoğrafının çekildiği gündür. Medya, bu noktada objektifini, karizmasıyla Che’ye ve devrim romantizminin temsili sayılabilecek yüzüne çevirmiştir.
Guevara, daha sonra yalnızca askeri başarıları sebebiyle değil, yüzünün basında sıkça yer alması sebebiyle de sanayi bakanı olarak atanmıştır. Aynı dönem Amerika tarihteki en uzun ve sert ambargoyu uygulamaya koymuştur. Üretim şirketleri hammade yetersizliğiyle çökmüş, halk için asgari geçim düzeyini sağlamak adına yiyecek karneleri dağıtılmaya başlanmıştır ve Küba bir kısır döngüye girmiştir. Bu bağlamda Che’nin sorumluluğu halkı çabalarını sürdürmeye teşvik etmektir.
Süregelmiş düzen içerisinde işçiler arası rekabet ön plana konularak, diğerlerinden daha fazla ayrıcalığı olan bir kısım oluşmuş, daha fazla kazananın katlanarak daha fazla kazandığı bir düzen oturtulmuştur. Che, bunu tamamen reddetmiştir. Maddi teşviklere karşı manevi teşvik fikrini ortaya çıkarmıştır. İnsanlar arasında devrimci bir bilinç geliştirilmeliydi ve dayanışma bencilliğin yerini almalıydı zira Che, ekonomik krize geçici bir çözüm aramıyordu. Bunun için televizyonlara daha sık çıkmaya, daha fazla konuşma yapmaya başladı. Durumu tarışmaların ötesine geçebilmek için adım attı ve insanlara teklif ettiğini kendinden başlayarak uygulamaya koydu.Görüntülerin uzun konuşmalardan değerli oluşu sebebiyle gönüllü çalışırken kameraların kendini çekmesine izin verdi. Yeni insanı somutlaştırmaya çalışıyordu.
1964 yılında Birleşmiş Milletler’de konuşma yapmak adına Küba heyetinin başı olarak New York’a gitti. Artık en çok kamuoyuna sahip liderdi. Bu noktada dünyayı dolaşmaya başladı, neredeyse bir düzine ülkeyi ziyaret etti. O yıllarda dünyanın birçok yerinde özgürlük savaşı veriliyordu, yeni ülkeler doğuyordu ve Che, buradan yeni sosyalist insanı çıkarmak istedi.
Ve birden kayboldu. Diğerleri gibi emperyalist olmakla suçladığı Sovyetler Birliği’nin suçlu olduğu söylenir, doğru olmadığı bilinse de Castro ile yaşadığı kızgın 40 saatlik tartışmadan sonra apar topar gittiği de anlatılır ancak aslında çok az şey biliyoruz.
Tüm gizli servisler peşindeydi, cilt tonu yüzünden fark edilme kaygısıyla Kongo’dan ayrılmak zorunda kaldı. Komşu ülkeler sayesinde Latin Amerika’ya yayılacak devrim düşüncesiyle Bolivya’ya gitti. Yüzünü değiştirmişti. Aksi takdirde medyanın yüzünü tanıyacağını biliyordu. Bolivya’da süregelen bu gerilla savaşı ilerledikçe yüzü, tanınabilir bir hal almaya başlamıştı. Ve yayınlanan fotoğraflarının ardından Che, tutuklandı. La Higuera köyüne götürüldü ve 9 Ekim 1967’de, yakalanmasından bir gün sonra idam edildi. Cesedi, hastane çamaşırhanesinde sergilendi. Olayı ölümsüzleştirmek için basın toplandı. Devrim boyunca özgürlük ve adalet ideallerini gerek görsel gerekse işitsel şekilde yayınlamış olan Che'nin verdiği medya savaşına karşılık bu kez medya, Che'nin fotoğraflanan ölü bedeni ile hayalleri yıkmayı, onun temsil ettiği düşüncenin başarısızlığını kanıtlamayı umuyordu.
・SÖTÉT
İnancın çivileriyle çarmıha gerilen bir çağda Mesih'in rütbe korkulukları topraklarda yıkıldığında, bir uzak Kontes obsidiyen bir hayalet doğdu, iyi bilerek uçuruma meydan oku lanetlendi. Laneti aynı uçuruma meydan okuyan Asker’in dudaklarından dökülen sözcüklerle harmanlanırken, sonu gelmeyecek bir efsane yazılmış bulundu.
Si deus pro nobis quis contra nos. (Tanrı bizden yana olursa, kim bize karşı olabilir?)
Bir katilin ruhları ebediyete sürüklendiği karanlığında, yüzyıllar sonrası bir baletin frappesinde bulunan nezakette, bir ressamın tuvale çarptığı her fırça darbesindeki estetikte , bir avukatın çıktığı her duruşmasında yaşayan gerginlikte ve bir çocuğun zihnindeki hayal gücünün sonsuzluğunda saklıydı bizim geçmişimiz. Kanat çırpan her kuzgunun aldığı kokuya, pususunda bekleyen aslanın yattığı yere, bir örümceğin ördüğü ağda, denizlerin hakimlerinin arşınladığı her kıtaya ulaşan bir güçte.
‘Gördüklerinizin yalnız yarısına inanın, duyduklarınızın hiçbirine’ diyor Allan, Dorotha Szentes ve Johannes Ujvary geçmişin tozlo yolları arasından gelen bir dirayetle karşı çıkıyor bu teze. ‘Acaba bir yangın, dört nala giden bir attan daha mı hızlı ilerler?’ diye soruyor Golding. II.Rodolf, oturduğu tahtından bile kalkmadan cevabını yolluyordu, devletleri için savaşan en iyi askerinin adını zikir ediyordu.
Eğer bir noktada kesişecekse yollarımız, bunu ilmek ilmek işleyen kişileri anmamak saygısızlıktan başka bir şey olmazdı. Tarih, fazlasıyla senaryo okumuş, bazılarının filminin çekilmesine izin vermiş ve bu katliamları, gözünü kırpmadan izlemişti. Bazılarını ise nesillere aktararak gizli kutuları karıştırmamız için bize destek olmaya karar vermişti, istediğiniz tabakadan olun değerli üyelerimiz. Sokaklarda dolanan ve gençliğinin kırıntılarını çöplerden toplayan bir evsiz veyahut kazandığı ihaleyle yetinemeyen hırslı bir patron, kaçıncı tuvali parçaladığını bilmeyen bir ressam ya da harcadığı kağıt sayısını unutup kalemini kırmamak için direnen bir yazar, sahne tozunu gereğinden fazla yutmuş bir şarkıcı, tarihe inat yapar gibi senaryo okumaktan bıkmış bir oyuncu, milimetrik ameliyatlarda aklına takılan şarkıyı mırıldanan bir cerrahın ilgisini çeken bir sanatçı keza onun ta kendisi. Hepinize kapılarımızı sonuna kadar açtık, geçmiş bizi içine çekmek için beklerken burada benliğimizi yeniden yazacak ve tüm koşuşturmalar içerisinde nefes molası olacak bu birliğe hoş geleceğinizi size bildirmek istiyoruz.
Belki kipatlığınızın köşesinde bulunan bir kitapta, katıldığınız bir davetin arkasında, çıktığınız bir gösterinin tanıtımmında veyahut ilk maçınızda taraftar koltuğunda bulabilirsiniz bizi, geçmişin uzanamadığı hiçbir gelecek yoktur. Ve gerçeği bilinmeyenler her zaman için kusursuzdur.
Geçmişin günahlarını temizlemeden, geleceğin meyvelarına uzanmak istiyorsa insan, bazen şeytanla pazarlığa oturmak zorunda kalıyordu. Öyle ki geçmişin şeytanları bir mahkame salonunda savcı, bir kraliyet şatosunda Kontes olarak can bulabiliyordu, belki de sadece sunumları test ediyorlardı. Sizinle ufak bir yolculuğa çıkalım, sevdiğim bir yazarın da kelimelerini ihtiyatla seçerek bize ışık tuttuğu, ‘’ gördüklerimizin değil, göremediklerimiz bizi gerçeğe ulaştırdığı’’ puslu bir yolculuk.
Kendimi tanıtmama izin verin ama korkarım adımı duymuşsunuzdur, Kontes Báthory’nin Hikayesini duymuşsunuzdur.
Bathory, Macaristan'daki en güçlü Protestan ailelerden biriydi ve üyeleri arasında savaş ağaları, politikacılar ve din adamları vardı. Elizabeth'in atası Stephan Bathory, Wallachian tahtını geri almak için birçok başarılı girişiminden birinde kanlı katil Vlad Dracula ile birlikte savaşmıştı.
Kanlı Kontes olarak da bilinen Madam Báthory'nin küçüklükte yaşadığı öne sürülen bir rivayet vardır ki belki de onu anlamamız için bizi derin bir düşünce kuyusuna ipsiz şekilde iten. Báthory annesiz ve babasız bir çocukluk geçiriyor, amcasının evinde ergenliğinin ilk günlerine kadar yaşıyordu. Sandığımız bir aristokrat veyahut soylu gibi 5 çaylarını pek benimseyen kişiler olmayan amcasının ve yengesinin işkenceye düşkün insanlar olması, küçük kız Báthory'nin önünde bir adama işkence yapmak için kullandıkları teknikler, küçük kızın kana susamış bir yaratılmış olmasında, kişilik bozukluğuyla büyümesinde, belki de şizofreni temellerini o yaşta kendi elleriyle atmasında öncü olmuştu. Báthory'nin işkenceye meraklı olmaya ve normal çocukların oynadığı oyunlardan uzak durmaya başlaması, kimsenin şaşırmayacağı bir eylem olsa gerek?
Tarih galipler tarafından anlatılır, kahraman savaşçılar ve deli krallar, hikayemi duyacak mısınız? Báthory’nin dudaklarından?
Macarca ismiyle Erzsébeth Báthori, 1560 yılında doğdu ve çocukluğunu Ecsed şatosunda geçirdi. Henüz 14 yaşındayken hamile kalan Elizabeth, söylenene göre kadın ya da erkek istediği herkesle birlikte olabilmekteydi. Öte yandan Báthory’nin kimi akrabalarının da sicili pek parlak değildi. Halasının lezbiyen bir cadı, amcasının şeytana tapan bir simyacı ve erkek kardeşinin ise birlikte yalnız kalınmaktan korkulan bir cinsi sapık olarak tanınması Báthory’nin çevresinde öyküneceği yeterince kötü örnek olduğunu gösteriyor. Öte yandan çocukluğundan beri Elizabeth’le ilgilenen bakıcısının da kara büyüyle uğraşan ve ayinlerinde küçük çocukları kurban etmekten çekinmeyen biri olduğunu da eklersek Báthory’nin bu durumda bir seri katile dönüşmemesi neredeyse imkânsızdı. Belki de kalemi herkesten farklı tutan yazarlar haklıydı, "herkesin yüreğinde karanlık bir kuyu vardı ve öldürmek insanın en doğal hakkıydı."
Bana diyorlar : 'Kan emici İblis' 'Cehennem kraliçesi' 'Sadist katil' 'Bir canavar masalı'.
Elizabeth, on bir yaşındayken yetenekli bir savaşçı ve atlet olan Kont Ferenc Nadasdy ile nişanlandı, Kutsal Roma İmparatoru II. Maximillian'ın davet edildiği bir gala festivalinde Ferenc'le evlendi. Elizabeth, evlendikten sonra Sarvar Kalesi çevresindeki Nadasdy malikanesinin metresi olarak kuruldu. Burada Nadasdys, acımasız efendiler olarak bir şöhrete sahipti ve Elizabeth'in zulmünün çoğu şüphesiz kendi doğası gereği olsa da, Ferenc'in ona hizmetçilerini cezalandırmanın kendi tercih ettiği yollardan bazılarını gösterdiği söylenir. Çiftin şeytani ayinler yapan ve çeşitli okültistlere ve satanistlere patronluk taslayan hikayeleri de vardır
Şato etrafındaki birbirine bitişik 17 köy ve tarım arazileriyle çevriliydi ve Küçük Karpat dağlarının kayalıkları üzerinde yükseliyordu. Kocasının sürekli savaşta ve evden uzakta oluşu Báthory’i ticari ve politik konularla ilgilenmek zorunda bırakmıştı. Tarihçilere göre Báthory bu konuda da oldukça başarılıydı. Kim hak vermezdi ki günümüzün Macaristan, Slovakya ve Romanya’sını sahibi Bathory ailesinin kanlı varisi bu konularda da rakipleri ezip geçmesin.
Çok zengin ve güçlüydüm, beni yok etmeye ve mülkümü almaya hevesli siyasi rakipleri olan bir duldum.
Elizabeth'in kendi zevki için genç hizmetçi kızlara işkence etmeye başladığı söylenirken kocasının yokluğuydu, ancak bu aslında Ferenc'in kendisini tanıttığı bir eğlence olabilirdi. O sıradaki suç ortakları, çocuklarının süt hemşiresi Helena Jo, Dorka olarak da bilinen, fiziksel güce sahip, cadı olduğu iddia edilen köylü bir kadın olan Dorothea Szentes ve bazen uşak olan Ficzko olarak da anılan Johannes Ujvary idi. Cüce benzeri bir sakat olarak tanımlandı.
Ocak 1604'te Ferenc Nadasdy, ödemeyi reddettiği bir fahişe tarafından verildiği bildirilen enfeksiyonlu bir yaradan öldü. Elizabeth, neredeyse aceleyle kendisini Viyana'daki kraliyet sarayına transfer etti ve kuzeybatı Macaristan'daki (şimdi Slovakya) Cachtice'deki) kalesinde çok zaman geçirmeye başladı. Burada, mahallesindeki en aktif sadist olarak tanımlanan ve Dorka gibi cadı olduğu iddia edilen Anna Darvula ile görüştü. Darvula'nın Elizabeth'in sevgilisi olduğu da söyleniyordu. Bu, Elizabeth'in Darvula'nın rehberliğinde en büyük zulmünü işlediği söylenen dönemdi.
Aynı zamanda, efsane bize, tararken yanlışlıkla saçını çeken bir hizmetçi kıza vurduğunda, kanın cildindeki yaşlanma belirtilerini azalttığını keşfettiğini söylüyor. Olayların popüler versiyonu Elizabeth'in genç kızların kanında yıkanmaya başladığını anlatır, ancak suçlarının çeşitli korkunç görgü tanıkları olmasına rağmen, hiçbiri bu kan banyolarını tarif etmez.
Báthory’nin gençliğini koruyabilmek amacıyla bakire kızların kanlarıyla banyo yaptığı söylentileri onun uzak bir akrabası sayılabilecek Wallachia prensi Vlad Tepeş gibi bir vampir olduğuna inanılmasına yol açmıştı. Doğduğu günden bu yana kanı bir çocuğun annesine açlığı gibi tüketmiş, belki de dbu mühürlü dudaklardan dökülse sizi kaçıracak işkencelerin öncüsü olmuştu, kim bilebilirdi ki tarihin en güçlü katliamlarından birini gerçekleştiren kadının kendi içindeki haklı davasını? Kim bilebilirdi ki belki de seri katillerin aslında karnını doyurmak amaçlı içimizde gezen vampirlerin soyuna dayanmadığını?
Kanlı Kontes, gerçekte o kim? Kanlı Kontes, Erzsébet Báthori.
Bazen katillerle kahramanların birbirlerine karıştırıldığına ve artık kahramanların katillerden çok da farklı olmadığına inanıyor, sözlerime devam etmeden önce Bathory-Nadasdy hükümranlığının çöküşüne değinmeden bu karanlık yolu aydınlığa kavuşturacağımı düşünmediğinizi umuyordum. Kahramanlık hikayeleri her zaman mutlu sonla bitmediği gibi, kıtaların hakimliği, devletlerin gücü ve saltanatların sonu hep aynı olmuştu. Gelmişlerdi, görmüşleri, yenmişlerdi de fakat her fani gibi kaybedeceklerini unutmuşlardı.
Gözlerinde intikamının acımasız olacağını görüyorum, öfken seni yenilmez kılacak.
Macaristan’ın Siyah Kaptan’ı, tıpkı atası Eflak'lı Kazıklı Voyvoda gibi acımasızca ve zalimce davranan, tam adıyla Kont Ferenc Nádasdy de Nádasd et Fogarasföld olan, Nádasdy ailesinden Tamás Nádasdy'nin oğlu Macar asilzâdesidir.
Gözlerinde görebiliyorum, düşmanların yakında ölecek.
Bir asker olarak Osmanlı-Macaristan Savaşlarında Ferenc, Esztergom , Waitzen , Visegrád , Székesfehérvár ve yıllar sonra Győr kalelerinin fethine yardım etti . Bu kalelerin tamamı aslen Osmanlı İmparatorluğu'na aitti . Kont'un müdahalesi sayesinde Macarlar, Türklere karşı büyük bir avantaja sahip oldular. Bu sırada, Hıristiyan Macaristan'ın orta-güney kesimi Osmanlı işgali altındaydı Osmanlı Türklerine karşı verdiği mücadele ile dikkatleri üzerine çekti ve sonunda Bratislava'da Pozsony Pressburg Kontu unvanını aldı . Uzun süreli askerlik hizmeti sırasında Kont Nádasdy, savaşta gösterdiği büyük cesaret ve ayrıca Osmanlı esirlerine karşı aşırı zulmü ile tanınıyordu.
Nereye gidersen git korku gelir ve ardından gözyaşları gelir.
Nadasdy'nin ölümünden sonra, servet ve mülkler Elizabeth Bathory'ye geçti . 1610'dan itibaren dul kadın aleyhine şaşkın, kavramsal bir dava açıldı ve 29 Aralık'ta kalede ev hapsine mahkum edildi. Davayı resmi bir şekilde halledemediler. Temmuz 1614'te Kontes vasiyeti mirasını çocuklarına bıraktı. Elizabeth aleyhindeki süreç bir ay sonra ölümüyle sona erdi. [Ferenc ve Elizabeth'in torunları Macaristan'dan sürüldü ve Polonya'ya gittiler. Bazıları 1640'tan sonra Macaristan'a dönseler de, bu, Macaristan'daki Báthory-Nádasdy ailesinin soylu statüsünün sonuydu.
İnsanın en ufak yarasından sızan zehir gibi vücudu besleyen bir lanet, sizi savunmasız bırakan ve belinizi incelikle bükerken tahmin etmediğiniz acıları en acımasız vahşetiyle gün yüzüne çıkaran soylar fakat soyada sahip son torunun balet olması kadar ironi yüklü bir hikaye.
Eğer buraya kadar geldiysen değerli üyemiz, birliğimizin amacını belki de sana anlatmaya yakınlaşmışım demektir. Bu evliliğin ortak noktasına değinmeye çalıştığınızı düşünüyorum ve aklıma yeniden bir kesit ilişiyor, ‘’aşağılanmak istemiyorsan korkutmalısın, bir insan tek başına özgür olamaz, o deliliktir, delilik ise cinayet ya da intiharla biter.’’ ve bu hikaye en acımasız cinayetlerle son buluyor.
KURALLAR
• Oyunumuzda rezerve süremiz bir (1) gündür. Süreniz için ana hesabımızın attığı rezerve tweetimiz baz alınacaktır ve 24 saat sonunda karakteriniz tekrar alıma açılacaktır. Arkadaşınıza ve kendinizden başka herhangi birine yapacağınız rezerveler kabul görmeyecektir.
• Oyuna katıldıktan 7 gün sonra izin alabilirsiniz.
• Oyunumuzda 10 mention 2 gün içinde sınırımız sayılırken, haftada 3 adet saydığımız LUNA ve karşılamalarınız yine gün içinde bir adet sayılacak, geriye kalan 8 adet mention içinde tweetleriniz, diğer oyuncularla olan etkileşiminizden ve gönderilerinizden oluşacaktır. 1 gün içinde ise 5 mention altında kaldığınız an 1 TAM UYARI alacak, 2 gün içinde 10 mention altında kaldığınızda ise iconunuz alıma açılacaktır.
• Oyuna katılmanızın ardından 2. günün sonunda hiçbir şekilde tweet atmadığınız ya da 2 gün içerisinde 10 tweetin altında kaldığınız gözlemlenirse karakteriniz alıma açılacaktır. Medyalı paylaşımınızın üzerinden dört (4) günü geçtiği takdirde medyalı paylaşım yapsanız dahi, bir (1) tam uyarı alırsınız, iki (2) tam uyarıda ise iconunuz alıma açılır. Eğer üç gün boyunca hiçbir tweet atmazsanız ve aktiflik göstermezseniz hesabınız oyundan çıkarılır. Yapacağınız medyalı paylaşımların türkçe olması gerekmektedir aksi taktirde tweetiniz aktiflikten sayılmayacaktır.
• Başvurunuz onaylandıktan sonra kartınızı 12 saat içinde paylaşmalı ve 12 saat içinde aktiflik göstermelisiniz, aksi halde iconunuz alıma açılacaktır.
• Oyunumuzda haftada bir kez mesleklerinizle, iki haftada ise birliklerinizle alakalı medyalı paylaşımda bulunmalı, bunun için #viassion ya da birliğinize ait tagi kullanmayı unutmamalısınız. paylaşmadığınız ilk durumda 1 TAM UYARI alır, ikincisinde ise iconunuz alıma açılır. (meslek ve birlik paylaşımlarınızda dilediğiniz kadar medyalı paylaşım yapabilirsiniz, en az birinde geçiyor olması bizim için yeterli olacaktır. birlik paylaşımlarınızda ise yalnızca birliklerinizin bulunduğu binalarla sınırlı kalmayıp, örneğin VITRUVIUS birliğinden biri olarak sanat içerikli paylaşımlarınızda yine birlik tagini kullanabilirsiniz.)
• Türkçe olmayan, #viaout etiketi ile atılmış, sadece şarkı sözü, emoji, link/şarkı linki veya etiket bulunan paylaşımlarınız aktiflikten sayılmamaktır.
• Oyunumuzun eğlence hesabının ana sayfada paylaştığı sorulara bırakacağınız mentionlardan yalnızca 3’ü haftalık tweet kotanıza dahil edilecektir. 2 günlük kontrolümüz sırasında bunlardan sadece 1 tanesi sayıacaktır.
• Kullandığınız iconun inaktiflik sebebiyle alıma açılması durumunda popüler listesinden bir icon ise 1 hafta, popüler listesinden olmayan bir icon ise 2 gün sonra aynı iconla oyunumuza dönüş sağlayabilirsiniz.
• Oyunumuza 15 yaşından küçük oyuncuların girmesi yasaktır.
• Mention grubunda bulunmayan oyuncularımız günde beş (5) olmak üzere haftada toplam otuz beş (35) mention atmalıdır, karşılama mentionlarınızdan üç (3) tanesi haftalık mentionlarınız için sayılacaktır; eğer mention grubunda bulunuyorsanız mention grubuna atılan paylaşımların günde en az beş (5), haftada otuz beş (35) tanesine mention atma zorundalığınız bulunmaktadır. Birinci ve ikinci karakterleriniz için aynı kurallar geçerliyken, üçüncü karakteriniz eğer grupta bulunmuyorsa günlük üç (3), haftalık yirmi bir (21) mention atmanız yeterlidir.
• Beğeni grubumuzda olan oyunlarımızın beğenileri eksiksiz bir şekilde tamamlaması zorunludur. Oyunumuzun ana hesabı atılan bütün gönderileri beğenecektir, böylece beğenilerinizi ve kontrollerinizi bu hesaptan yapabilirsiniz. Grubu düzenli olarak tamamlamak zorunludur. Beğeni kuralı ilk iki hesabınız için aynıyken, üçüncü hesabınız için durum esnetilebilir.
• Beğeni ve mention kontrollerimiz sırasında eksiği olan oyuncularımız öncelik olarak 1 sözlü uyarı alacaktır. İki (2) sözlü uyarının bir (1) tam uyarı ettiğini, iki (2) tam uyarıda iconunuzun açılacağını üç (3) tam uyarıda ise oyundan çıkartılacağınızı unutmamalısınız.
• Oyunumuzda alabileceğiniz karakter sayısı en fazla dörttür (4). Karakter değişimlerinizde ve ikinci karakter almanızda hiçbir şart bulunmamakla beraber, üçüncü ve dördüncü karakterleri almanız oyunumuz içindeki aktifliğiniz göz önüne alınarak kabul edilecektir. Aynı gruptan olan iki kişiyi aynı anda almanız mümkün değildir (örneğin aynı anda hem NCT Ten’ hem de NCT Johnny kullanamazsınız).
• Oyunumuzda yalnızca bir tane popüler karakter oynatma hakkınız bulunmaktadır (Örneğin BTS Jungkook oynatırken aynı anda BlackPink Rosé veyahut Kendall Jenner kullanamazsınız.).
• Oyunumuzda bulunan tüm oyuncularımızı ve yan hesaplarımızı takip etmek zorundasınız. Oyunumuzda bulunan hiçbir oyuncuyu engelleyemezsiniz, böyle bir durumda bir tam uyarı verilecektir. Başvuru atmadan önce profilinize oyunumuzun linkini eklemeyi unutmayınız. Kullanıcı adı seçiminiz size kalmışken, karakterinizin ad kısmına imla kurallarına uygun bir şekilde isminizi yazmalı, herhangi bir sembol ya da emoji kullanmamalısınız. Karakterinizin adı için, kullandığınız iconun gerçek adını, sahne adını ya da herhangi bir dizi/filmde kullandığı ismi kullanmamalısınız.
• Oyunumuzda bulunmayan hesapları takip etmeniz yasaktır. Karakterinizle ilişkisi olan, takip edebileceğiniz hesap sayısı da 3’ü geçmemelidir. Günlük retweet sayısı birdir. Retweetleriniz aktiflikten sayılmamaktadır.
• Türkçemizi ve imla kurallarını düzgün kullanmalı, “:), :(, :/, :d” tarzı kullanımlara yer vermemelisiniz. Oyunumuz +15 yaş grubuna sahip olduğundan +18 paylaşımlarda bulunmamalı, KURGU DIŞI dini, siyasi tartışmaya girmemeli, paylaşımlarda bulunmamalısınız.
• Kart değişim hakkınız dört (4) tür. İstediğiniz zaman diliminde karakter değiştimekte özgürsünüz ancak en fazla dört kez değişebileceğinizi unutmayınız. Karakter değişimi yönetime haber verilmeden yapılmamalıdır, böyle bir durumda oyundan çıkarılırsınız.
• Bir günde iki (2) RP dışı paylaşım yapma hakkınız bulunmaktadır. Bu tür paylaşımlarınızda #viaoutetiketini kullanmalısınız. Anonim hesabımıza attığınız out mentionlar bu sayıya dahil değildir.
• Anasayfada oyunumuzda bulunan ya da bulunmayan herhangi bir kişiye veya gruba rahatsız edici ithamlarda bulunmak, sohbet gruplarında bu tarz söylemlerde bulunmak oyunumuzun huzuru açısından kesinlikle yasaktır. Bu durum 1 tam uyarı almanıza sebep olur.
• Bir ay içerisinde yalnızca 1 hafta izin hakkınız bulunmaktadır. Ancak ayın sonunda kullandığınız 1 haftalık izin hakkını, diğer ayın ilk haftasında da kullanarak izninizi iki haftaya uzatmak yasaktır (örneğin 23 Ocak- 30 Ocak arasında izin alan bir kişi 1 Şubat tarihinde yeniden izin alamamaktadır. İzni bittikten bir hafta sonra yeniden izin alabilmek mümkündür.). 1 Ocak tarihi de dahil olmak üzere kadar izin almışsanız, 2 Ocak günü gün içerisinde paylaşım yapmak zorundasınız, aksi takdirde iconunuz alıma açılacaktır. Bunlara ek olarak, 1 haftalık izninizi bölerek aldığınızda, eğer uzatmak isterseniz 2 gün beklemek durumunda kalacağınızı ve bu 2 gün boyunca da normal aktifliğinize devam etmek zorunda olduğunuzu unutmayınız.
• Oyunumuz içerisinde yapacağınız talk konuşmalarında #viatalk, şarkı paylaşımlarında #viatify, kurgu paylaşımlarınızda #viafic, meslek paylaşımlarınızda #viassion, birliklerinizle ilgili yapacağınız paylaşımlarda #(birliğinizin adı) etiketini kullanmalısınız.
• Oyunumuzda NL, BL ve GL serbest olup MPREG yasaktır.
• Oyunumuzda çocuk sahibi olabilirsiniz. Hamile kalmak ya da evlat edinmek için en az yirmi (20) tweetten oluşan bir kurgu yazmalısınız. Eğer çift olarak çocuk sahibi olacaksınız her biriniz birer kurgu yazmalısınız. Çocuk sahibi olmak için çift olmak zorunda değilsiniz. İlişkisi olmayan bir oyuncumuz evlat edinebilir Gizli cevap: volturi ya da hamile kalabilir, bunun için yalnızca bir adet kurgu yazmanız yeterlidir.
• Ana sayfada yapacağınız kurgular en az 15 tweet olmalıdır.
• Aldığınız 2 sözlü uyarı 1 TAM uyarıya eşittir. 2 tam uyarı aldığınız anda iconunuz alıma açılacaktır. 1 tam uyarınızı ana sayfada yazacağınız on beş (15) tweetlik bir kurgu ile tek sefere mahsus sildirmeniz mümkündür. Ancak bunu 3 tam uyarı almadan ve iconunuz alıma açılmadan önce bize bildirerek yapmalısınız. Bunun yanı sıra karakter tuttuğunuza yönelik şikayetler tarafımızca size bildirilecektir ve yönetim tarafından hesabınız izlemeye alınacaktır. Böyle bir durum tespit edilir ve inaktifliğe devam ederseniz karakteriniz alıma açılır.
• Oyunumuzdan uyarı ya da aktifsizlik nedeniyle atıldığınızda farklı bir karakterle ile istediğiniz zaman geri dönmeniz mümkünken, aynı karakterle oyunumuza geri dönmek isterseniz beş (5) gün beklemek durumunuzdasınız. Huzur bozmak nedeniyle atılırsanız geri dönüşünüze maalesef izin verilmeyecektir.
• Başvurularınızı oyunumuza katılacağınız hesaptan atmanız gerekmektedir. Sizi de oyunumuzda görmek için sabırsızlanıyoruz!
BAŞVURU FORMU
⠀ ₊✧Sizin;
⋆ Adınız ve Soyadınız:
⋆ Yaşınız:
⋆ Size ulaşabileceğimiz herhangi bir hesabınız:
⋆ Rezervenizi yaptığınız hesap:
⋆ Varsa oyunumuzda bulunan diğer hesaplarınız:
⋆ Gizli cevap:
⠀ ₊✧Oynatacağınız karakterin;
⋆ Sahne Adı:
⋆ Grubu/Mesleği:
⠀ ₊✧Kurgumuzdaki karakterinizin;
⋆ Adı ve Soyadı:
⋆ Yaşı:
⋆ Mesleği:
⠀ ᦾ⋅Kartınıza en fazla iki meslek yazabileceğinizi unutmayın lütfen. Eğer karakteriniz öğrenci ise şehrimizde yer alan Valloma Lisesi veya Màiri Üniversitesi’nde okuyabilirsiniz. Bu durumda karakterinizin kaçıncı sınıf olduğunu belirtmenizi rica ediyoruz.
⋆ Bulunduğu birlik:
⠀ ᦾ⋅Seçeceğiniz birliğin mesleğinizle alakalı olması zorunlu değildir.
⋆ Öz geçmiş:
⠀ ᦾ⋅İsteğe bağlı.
POPÜLER ICON LİSTESİ
ASYALI ERKEK ICONLAR
BTS : Jungkook, V, Jimin, J-Hope, Suga
NCT : Taeyong, Jaehyun, Lucas, Ten, Yuta
EXO : Kai, Baekhyun, Chanyeol, Sehun
SHINee : Taemin
GOT7 : Jackson, Jaebum
SF9 : Rowoon
SKZ : Hyunjin
ATEEZ : San
TBZ : Juyeon
ASYALI KADIN ICONLAR
BLACKPINK
RED VELVET : Joy, Seulgi, Yeri, Irene
TWICE : Sana, Momo, Nayeon
IDLE : Soojin, Miyeon
WEME : Doyeon
APRIL : Naeun
OMG : Yooa
APINK : Naeun
AESPA : Karina
AVRUPALI ERKEK ICONLAR
Zayn Malik
AVRUPALI KADIN ICONLAR
Kendall Jenner
Bella Hadid
Gigi Hadid
Hailey Baldwin
Kylie Jenner
Elsa Hosk
ASYALI KADIN ICONLAR
BLACKPINK
Lisa - @evadragicevic
Jennie - @linaustein
Rose - @roceaus
Jisoo - @maddright
RED VELVET
Joy - @catcoux
Seulgi - @maidescoux
İrene - @dichesolkatt
Yeri - @solleant
TWICE
Momo - @ivosaeux
Sana - @euveux
Mina - @iantlain
Chaeyoung - @caendrix
Nayeon - @cniaerz
AESPA
Karina - @lilchalin
Winter - @souraslaw
Ningning - @xachwarz
Giselle - @czamirov
ITZY
Yeji - @calisaberly
G-IDLE
Soojin - @yeonfosterr
Miyeon - @iloanche
Minnie - @malupordeus
Soyeon - @hyptergiou
WEME
Doyeon - @dysierz
CLC
Yeeun - @visvealt
F(X)
Krystal - @kaisareux
IZONE
Eunbi - @calsiang
Hyewon - @ erialier
DREAMCATCHER
Siyeon - @urmiser
Gahyeon - @iamavlad
MOMOLAND
Jooe - @mievoin
SOLO
Chungha - @roinault
ULZZANG
Kim Rachel - @kierlant
Fernanda Ly - @nezkaszy
Kim Minjung - @vierinkar
OYUNCU
Park Yoona - @reeveux
Lee Sungkyung - @lorraineliadl
AVRUPALI KADIN ICONLAR
SOLO
Maggie Lindemann - @viataneve
MODEL
Kendall Jenner - @jonecoux
Bella Hadid - @svrante
Gigi Hadid - @linbres
Hailey Baldwin - @veniaross
Elsa Hosk - @shaxderosa
Scarlett Leithold - @astridlforest
OYUNCU
Ester Expósito - @coletthal
Olivia Rodrigo - @shriwenas
Adelaide Kane - @caitrfia
ASYALI ERKEK ICONLAR
BTS
Suga - @szabovac
Jimin - @leomiroth
Jungkook - @dragavadasz
Taehyung - @clantsov
EXO
Baekhyun - @hiraethxbh
Kai - @cronushton
Chanyeol - @drzejzny
Sehun - @xethcarini
Lay - @calhoas
NCT
Taeyong - @skylovic
Jaehyun - @artreux
Lucas - @elidrewalker
Ten - @phillnoven
Doyoung - @ziascoux
Yuta - @jauschwarz
Jaemin - @osiwiacron
Jeno - @lorfindelaith
Renjun - @eadwinewystan
Hendery - @llostinfrance
Kun - @fearxbless
Yangyang - @xunleiyudai
Xiaojun - @jethius
GOT7
Jackson - @vasreth
Jaebum - @bachaustein
Mark - @levquen
SKZ
Hyunjin - @synorte
Felix - @chiakiginmiyuki
I.N - @mattubs
SHINEE
Taemin - @bslawkov
ATEEZ
San - @lelouchelsing
Wooyoung - @lenzsches
MONSTAX
I.M - @raeszowe
Jooheon - @kujouha
SF9
Rowoon - @milesions
ASTRO
Eunwoo - @zeddvia
SEVENTEEN
The8 - @werthvond
Jun - @zillanueva
S.Coups - @artraissen
Wonwoo - @sveiste
Joshua - @ewattsolt
Vernon - @satorinro
Mingyu - @shintarosatori
TBZ
New - @lorraith
Juyeon - @vaecith
VICTON
Byungchan - @aeritens
TXT
Soobin - @pmxrct
IKON
Bobby - @JAKEFSTR
SOLO
Wonho - @volobrando
JUSTHIS - @lientsta
AKTÖR
Hwang In Yeop - @llyrlamperouge
AVRUPALI ERKEK ICONLAR
SOLO
Justin Bieber - @lucienackerman
ZAYN - @leudarkwind
MODEL
Matthew Noszka - @joneosen